KAYAKÖY SANAT KAMPI
 

Kayaköy (Levissi) antik Likya döneminde Karmylassos olarak anilmaktadir. Megri’den (Fethiye'den) 8 km uzakliktaki Levissi alçak bir dag sirasi ile denizden ayrilir ama vai veya doyuncak olarak anilan sahil 1,5km mesafededir.
Levissi’deki evlerin büyük çogunlugu tek kat evlerden olusmasina karsin, az sayida da olsa iki katli evleri vardir. Çatilari kiremitle kapli çok evi olmamasi yaninda, hemen hemen her evin bir mahseni vardir ev aletleri ve gereçleri ile yakacaklari ve hayvan yemleri orada saklanir. Evlerin kullanmak üzere sulari olmadigi için, her evin yagmur sularini toplamak üzere birer sarnici vardir ve temizlik için kullanacak sular bu sarniçlardan saglanmaktadir. Levissi ovasinda da ayrica su kuyulari vardi. Ancak, içme sulari sadece iki çesmeden saglanirdi.
Evler tas, kireç ve kilden olusan argilo denilen bir karisimla yapilirdi. 70 metre uzunlugunda ve30 metre derinliginde olan stunbo adiyla anilan çukurlarda, argilo kireçle karistirilinca çimentodan daha güçlü bir hale geliyordu. Bugün hala ayakta kalan binalar bu karisimin gücünü göstermektedir.
Birkaç ev disinda kiremitli çatisi olmayan evlerin ortasindan yükselen ve temel diregi denilen orta diregin üzerine tahta döseyip kapatirlardi. Tahtalarin üzerine de hafif ve kolay dagilan taslardan olusan bir topragi yavas yavas sulayarak bir tas silindir yardimi ile sikistirirlardi bu sikistirma sonunda su geçirmez hale gelen çatinin üstüne yagan yagmur sulari bir boru veya kanal yardimi ile sarnica aktarirlardi. Tuvaletler evin disinda ve basit malzemelerle yapilir. Tuvaletlerin altinda açilan çukurlar foseftik olarak düzenlenirken çukurlarin yola bakan taraflarindaki delikler sayesinde yogun yagmurlarda temizlenmesi saglanirdi.
1912 yilinda yapilan bir sayima göre nüfusu 6500 olan Levissi’de Rumlarla birlikte Türkler’de 2 mahallede yasamaktadir. Rumlar 3 yilda bir kendi aralarinda seçtikleri ihtiyar heyeti ögrenim, evlenme, bosanma, ve ölüm olaylarinda Türk mahkemelerine ve kadilarina isi birakmadan çözmeyi amaçlamaktadir. Ögrenimde ise;Taksiyarhis denilen büyük kilisenin üstündeki ilkokulda erkek çocuklar okurken kalenin eteklerinde Aya Yorgi mahallesinde kizlar ilkokulu vardir. Kizlar ve erkekler ayri okulda okumaktadir.
Levissi, üç kavaktaki yaz kahvesi ile Taksiyarhis kilisesi yanindaki kahvelerle açik canliydi. Bu kahvelerin yanlarinda yer alan dükkanlarda çogunlukla yiyecek satilirdi. Yiyecek satan kasap, manav ve bakkallar yaninda yalniz kumas satan manifatura magazalari da vardi. Bakircilik ve kalaycilik dükkanlari yoktu ama bu zanaatkarlar Türk köylülerine giderek çalisirlardi. Levissililer genellikle ticaretle ugrasirlardi.
5000 dönümlük Levissi ovasi yemyesil ve baglarla kapli, etrafi daglarla çevrili oldugu için yagmur sulari ovada birikirdi. Komsu ovacik köyünden kislari akan küçük bir çay sularini Levissi ovasina birakirken Belen köyü eteklerinde küçük bir gölcük olustururdu.
Türkler tütün, nohut, bugday, incir ve erik yetistirirken Rumlar ovada basta incir ve üzüm yaninda bir çok meyve yetistirirler, üzüm baglarindan elde edilen ürünlerle sarap, reçel ve pekmez yaparlardi. Sarap çok içilmezdi ama raki çok içilirdi. Toplanan incirlerin agaçta olgunlasmasi beklenir, düsenler toplanarak serilip kurutulurdu. En çok çatlamis incirlerden de iyi raki yapilirdi.
Her evde eksi maya ile ekmek yapmak için bir firin olmasi nedeniyle Levissi’de ekmek yapip satan firin yoktu. Kasaplar günlük kesimle et sattiklarindan dolaplarda saklama gereksinimi duyulmazdi.Küçük hayvanlar 6 aylik olmadan da kesilmezdi. Keçi koyun ve öküz eti yenirdi. Ancak ekili arazilere zarar verdigi için Türkler tarafindan avlanan yabani domuzlar komsu Rumlara hediye olarak verilirdi. Bu arada avlanan kirpilerin ignelerinin büyük olmasi nedeniyle kadinlar özel nakislarinda bu igneleri kullanirdi. Rum kadinlarinda dokuma tezgahlarinda ipek kumaslari veya diger kumaslari dokurlardi. Kizlarin çeyizleri çogunlukla ipliktendi. Binbir emekle dokuduklari kumaslari bazen birbirlerine de satarlardi.
Levissi’de yasayan Rumlarin kilik kiyafeti Kibris ve 12 adalardaki gibiydi. Erkekler uzun dona benzeyen kisa salvar gömlek üzerine islemeli yelek baslarinda fes ve fesi çevreleyen mendil sararlardi. Genç Rumlarin mendilleri ipekten olurdu. Kadinlarin giysileri ailenin ekonomik durumuna bagli olarak genelde sirma islemeli ceket içine ipek kostüm üzerine altin bir dügme bulunan boyun bagi ve altina da altin veya besibiyerde takilirdi. Ayakkabilarda alçak topuklu idi. Yüzük küpe ve bilezik takarlardi.
Gençler arasinda evlenmeler görücü usulüyle yapilirdi. Evliliklerde aile büyükleri anne ve babanin karari ile belirleyici olurdu. Görücüye gelenlerin istegi gerçeklesince çeyiz meselelerine geçilir ve gün alinirdi. Gelin ve damat adayi çeyiz konusunu karsilikli olarak görüserek belirledikten ve anlastiktan sonra sembol olarak Türklerdeki gibi yüzük yerine damat adayi bir altin lira ile bir ipek mendil verilirdi.
Çakir’in tarlasi denilen ortadaki bir alanda her Cuma günü gençler arasinda güres düzenlenirdi. Yukari asagi ve orta mahalleler arasinda en küçüklerden baslamak üzere güres tutarlardi. Düzenlenen turnuvalar sirasinda güresecek pehlivanlar tespit edilir sadece ün ve seref için güres tutan pehlivanlar para ve bahislere girmezler bazen bu nedenle yenilmeyi hazmedemeyen pehlivanlarin arasinda çikan kavgalardaki sorunlarda yaslilar tarafindan tatliya baglanirdi.

Levissi’nin yaz aylarinda serin ve esintili olan havasi nedeniyle Megri’de yasayanlar, rutubetli ve sicak havadan kaçarak Levissi’ye gelirdi. Rumlar ve Türkler gerek Levissi’de gerekse Megri’de temizlik ve yikanma isleri için evlerinin çesitli yerlerinde legen içinde yapilirken halka açik tek hamam Megri’de vardi.
Levissi ve Megri’de ekonomik ve kültürel olarak degerleri birlikte yaratan Türk ve Rumlar 1922 yilinin aralik ayinda baslayan mübadeleden etkilenir. Fethiye’den (MEGRI) göz yaslari içinde ayrilan, yasanan toplu göçten sonra 88 Rum aile Izmirden gelen 6 Rum aile ile birlikte 1923 yilinin kasim ayinda toprakla ugrasmalari için Yunanistan’in o zamanki ismiyle okeriza denilen simdiki adiyla Nea-Makri’ye yerlestiler. Yunanistan’dan ve çesitli adalarindan da Türkler mübadil olarak anavatana getirildiler. Türklerde toplu göçten olumsuz etkilenen Rumlar gibi, acilar ve anilarini da yasayarak birlikte getirirler


info@kayasanat.com - kayasanat@yahoo.com

webmaster